Tavsiye Ediyorum Sayfam

28 Ağustos 2019 Çarşamba

Psikoterapi desteği almak ve arkadaş/eş dost ile dertleşmek arasındaki farklar




Merhaba sevgili okurlar;psikolojik desteğe ihtiyacımız olduğu durumlarda arkadaş ortamı,aile kurumu gibi sosyal destek mekanizmalarının faydalı ve destekleyici olduğu bilinen bir gerçek,fakat sıkıntılı durumlarımızda bir ruh sağlığı uzmanı yerine daha ulaşılabilir ve pratik olan arkadaş çevresi,duygusal partnerimiz,ailemizden alacağımız destek bir profesyonelden alacağımız yardımın yerini tam tutabilir mi? eksikleri veya getirileri neler olabilir? ,bu yazımda biraz bu konuya değinmek istiyorum.

Bir psikoterapist; yaşamakta olduğunuz psikolojik problemleri psikoterapi uygulayabilecek teorik ve pratik eğitim,süpervizyon donanımlarına sahiptir. Lisans ve yüksek lisans döneminde aldığı psikopatoloji, görüşme teknikleri gibi derslerin yanı sıra ayrıca psikoterapi teknikleri eğitimi alırlar.Bu teknikler başlıca bilişsel davranışçı terapi,psikodinamik terapi,cinsel terapi,aile ve eş terapileri,geştalt terapi,psikolojik performans danışmanlığı (spor psikolojisi) gibi tekniklerdir.

Arkadaşlarımız,dostlarımız,büyüklerimiz elbette belli bir yaşam tecrübesinden geçmiş insanlar oldukları için belli başlı konularda bize rehberlik edebilirler,tavsiyelerde ve uyarılarda bulunabilirler ve işe yarayabilir.Fakat bir psikoterapist gibi örneğin depresyon veya anksiyete(kaygı) durumlarında size belli bir yapılandırılmış,formüle edilmiş bir psikoterapi seansı sağlayamazlar.

Psikoterapi seansları yaşam koçları gibi akıl verme,akıl danışma,tavsiye verme yapılan yerler değildir.Yapılandırılmış ve formüle edilmiş en az toplamda 4-5 seans süren haftada 1-2 gün şeklinde psikoterapi seanslarıyla danışanın bilişsel çarpıtmalar ve otomatik düşüncelerinin kırılması,ödev verme gibi teknikler ile farklı düşünme açılarını kendisinin keşfetmesi  bilimsel çalışmalarla sağlanır.

Arkadaşlarınız size genelde ‘ben olsam şöyle yapardım,böyle yapardım veya bu şekilde davranmalısın’ diye tavsiyelerde bulunurlar.Belki doğru tavsiyeler olabilir ama önemli olan nokta ‘kişinin yaptıklarının sorumluluğunun kendisinin alması’ olduğundan bireyde gönlüne sinmeyerek tavsiyelere uyma niyetiyle yapılan davranışlarda ilerde pişmanlık hatta psikopatoloji doğuracak durumlarla karşılaşılabilir.

Bir psikoterapist –yasal prosedürlerin zorunlu kıldığı durumlar hariç – terapi odasında anlattıklarınızı üçüncü bir şahısla paylaşmaz, tanıdıklarına veya onayınız olmadan meslektaşlarına aktarmaz.Gizlilik ve mahremiyetinize saygı gösterir.

Arkadaşlarınız- çok yakın dahi olsa- sırlarınızı asla paylaşmayacak biri bile olsa aklınızda ‘ağzından ya kaçırırsa’ kuşkusu doğurabilir.Psikoterapide bu tarz kuşkulara yer yoktur.

Psikoterapist,terapi odasında aktarmış olduğunuz durumları onaylamayabilir ama sizi bunun için yargılamaz, ayıplamaz, eleştirmez.Sizi koşulsuz kabul ile dinler.Ayrıca size ırk,dil,din,siyasi görüş,cinsiyet/cinsel yönelim gibi konularda ayrım yapmaz.

Arkadaşlarınız anlattıklarınız için sizi yargılayabilir,eleştirebilir.Ayrıca sizin kendisinden farklı siyasi görüş,din,etnik yapı,desteklediğiniz takım gibi durumlar nedeniyle size önyargı içerisinde olabilir bu durum koşulsuz kabul durumunu bozabilir.

Herkese mutlu günler dinlerim..




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SAKATLIK PSİKOLOJİSİ

Spor dünyasında sakatlanma ve yaralanma maalesef sıkça rastlanılan bir durumdur.Gerek müsabakaların sert ve yoğun olması gerekse yarışm...